⇩ Bizi Facebook'tan Takip Edin :)

İnternet Bağımlılığının Ev Hanımlarına Zararları


Neredeyse, yaş tabakasına bakılmaksızın her birimiz günümüzün büyük bölümünü işte bu sosyal ağlarda geçiriyoruz. sosyal ağlarda dost diye eklediğimiz, adlandırdığımız kişilerin sayısı her geçen gün artmaktadır. Sonuç itibari ile yıllarca tanıdığımız, dostluk yarattığımız insanlardan uzaklaşarak gerçek hayatta yüzünü bir kere bile olsa görmediğimiz sanal insanlarla fikir alışverişi yapıyoruz.





İnternetin faydalı taraflarının yanında zararları da az değildir. İtiraf edelim ki, sanal mekan, öncelikle, gerçek iletişime, insanlararası bağa darbe vurur. Uzun süre internette zaman kaybetmek sonuç itibarı ile bağımlılık yaratıyor.Günümüzde ne erkekler nede bayanlar artık internetsiz bir yaşamı düşünemiyor. Önceki yıllara kıyasla sosyal ağda aktifliği az olan bayanların günümüzde çok daha fazla internette sosyal ağlarda dolaştığı bir gerçek.



Evet, internet tabikide gerçekleri gösterir ... Sanki o da bir dünyadır ve bu dünyada senin nasıl davranman gerektiğine o karar verir. Peki hanımlarımız sosyal ağlarda daha çok neyi tartışıyorlar? Şimdi sanal ağları ele alalım. İlk olarak, iş hanımlarından konuşalım. Öyle görünüyor ki, iş kadınları daha çok günün nasıl geçtiğini, hangi olaylarla, nasıl tip insanlarla karşılaştığını tartışılıyor.Gerçeği yansıtarak diyelim ki, böyle hanımlar ev kadınlardan daha bağımsız bir şekilde taleplerini ifade edebilir, haklarını koruyabilir. Daha asi konumda duran iş kadınları toplumda yaşanan gelişmelere de değinerek kişisel tutumlarını sergiliyorlar. Giyim-kuşam dünyası da böyle hanımların ilgi alanı içine giriyor.Bayanlar sosyal ağlarda, çeşitli gruplarda aradıkları en moda elbiseleri bulabiliyor ve istediği an satın alabiliyorlar.



Her akşam eşlerini daha güzel karşılamak isteği ile ilginç fikirler düşünen ev hanımlarımız ise sosyal ağlarda kendileri için eğlenceli bir dünya kuruyor. Bu dünyaya elişi bilgileri, evi nasıl dekore ederim hakkında fikirler, eşini nasıl elde tutabilmenin  yolları hakkında birbirinden ilginç, renkli konular için sosyal ağları kullanıyorlar. Hem de sanal olarak tanıdığı kişilerle fikir alışverişi yapıyor, belirli ipuçları alıyorlar. Göz attığımızda, görebiliriz ki, böyle hanımlar daha çok ailenin geçim konularına, eğlenceli bilgilere meyillidirler.

Hamile ya da bebeği olan anneler için ise sosyal ağlar kesinlikle bir role sahiptir. Her an oluşan herhangi  bir sorunla ilgili olarak doktora başvuru yapamayan bayanlar,mevcut durumu yorumlayarak tecrübeli annelerden tavsiye alır. "Hamileler buraya", "Hamile ve bebeği olan kadınlar" da böyle hanımların ilgi ve tartışma alanlarına giren gruplardan.

Peki, acaba, sosyal ağda aktif olan dostlarımız Facebook, Twitter daneyi tartışıyorlar? Düzenlediğimiz bu sorgu ile sohbetlerimizin sanal alemdeki ilgi dünyasına seyahat ettik. Sosyal ağda aktifliği ile seçilen muhatabımız Ayşegül Yılmaz diyor ki, daha çok gündemde olan konuları takip ediyor, son dakika ile ilgili en ilginç haberleri arkadaşları ile paylaşıyor: "İnternetten daha fazla bilgi kaynağı olarak kullanıyorum. Yurtiçinden ve ülke dışında yaşanan önemli olayları,dostlarımla tartışma yapmayı seviyorum. Siyasi arenayı sevmiyorum. Dolayısıyla siyaset dışında diğer alanlarda meydana gelen olaylar, ilginç olaylarla ilgili olarak dostlarım arasında görüş alışverişi organize ediyorum. Ayrıca günümüzün temel sorunlarından biri olan aile-ev konusuna da dokunuyorum ".



Diğer muhatabımız Nurcan Öztürk  diyor ki, interneti daha çok işi ile ilgili kullanıyor. O, işle ilgili kendisine gereken herkesi bu mekanda kolaylıkla bulabilildiğini söylüyor: "İnternet ve sosyal ağlar bugün, neredeyse hayatımızın ayrılmaz parçası haline. Herkes bir amaçla internetten yararlanır. Esasen, işle ilgili Facebook kullanıyorum. İşle bağlı herkesi burada bulmak çok kolay. İşle ilgili iletişim kurduğum kişiler arasında gerçek hayatta arkadaşım olanlar da var ".

Konuyu  dair daha geniş açıklama yapan Nurcan topluma inat bu sosyal ağ bağımlılığınıda saklamıyor. O diyor ki "Bizim toplumda sosyal ağı kullanan kızlara pek iyi bakmıyorlar. Hatta işle bağlantılı kullansa bile. Partner amacıyla sosyal ağları kullanan bazı gençler toplumda öyle bir fikir oluşturuyorlar  ki, sanki, akıllı kız internette olamaz. Bir tanıdık var, kendisi tüm sosyal ağları kullanıyor, evde interneti de var. Ama onun annesi, kız kardeşi ve eşi bilgisayara karşı çıkıyor. Diyorlar ki, kız sosyal ağı ancak bir erkekle tanışmak için kullanır diyorlar. Bu bir örnektir.Böyle düşünen o kadar çok kişi var ki. Sanırım, biz bu fikirleri içimizden silsek bile muhtemelen herkes sosyal ağlardan verimli şekilde yararlanmaya devam edecektir.Ve şunuda kabul etmeliyiz ki “ Sabaha kadar sosyal ağda zaman harcamak uygun değildir. ".

Diğer muhatabımız, aktifliği ile sosyal ağda seçilen Murat Dikova daha gerçekci bilgi almak amacı ile sosyal ağı kullandığını söylüyor: "Sosyal ağda haberi anında alma imkanımız var. Ve ilginç konuları, bilgileri kendi düşüncemle müzakere ediyorum. Yurtdışında yüksek lisans eğitimi almayı düşünüyorum. Sosyal ağ bana  bu yönde yardımcı olup, daha uygun yöntemler hakkında bilgilendirmiştir ".

Nigar Aliyeva ile ilgi dünyasına ait olan bilgileri elde etmek amacıyla sosyal ağdan yararlandığını söylüyor: "İnternet artık benim de hayatımın ayrılmaz bir parçasıdır. İş günleri daha çok bununla ilgili olarak sosyal ağda oluyorum, gereken bilgiyi arıyorum. Ara günlerde veya boş zamanlarda ilgi dünyama dahil olan moda alemi, teknolojideki yenilikler hakkında ki bilgilerden yararlanıyorum ".

Sevincimizi, üzüntümüzü paylaştığımız Facebook ve bu gibi diğer sosyal ağlara bağlılığımız birçok durumda sorunların oluşmasında, ailelerin dağılmasında büyük rol oynar. Konuyu psikolog Zehra Nalcı ile tartıştık.

Bugün ister ev, isterse de iş kanımlarımız için internetin yararlı olduğunu söylüyor: "Sosyal ağda, internette herkesin ilgi alanı farklıdır. Konuyu görmemezlikten  gelemeyiz. Kanım sosyal ağlarda evladını nasıl büyütmesi, onunla nasıl iletişim kurması hakkında bilgi alabilir, arayış ve tartış yapabilir. Bugün sosyal ağlarda çeşitli isimde gruplar faaliyet gösteriyor. Kadınlara yararlı olabilecek böyle gruplar da az değildir. Kanımlarımız da kendilerinin ilgi alanı olan bu gruplara katılabilirler. Biz kendimiz de psikolog olarak sosyal ağlarda aktifiz. Ve görüyoruz ki, evli bayanlar, özellikle de anneler sosyal ağda herhangi bir meseleyi konuşmayı daha çok tercih ediyor. Forumlarda hanımlar birbirleriyle aile ilişkileri, ev kaygıları hakkında sanal sohbet yapıyor. Hanım'ın çocuğu hakkında bilgileri forumdan öğrenmesi normal. Bu, meselenin olumlu tarafı ".

Bazı bayanlar kendi adları ile değil, çeşitli isimle profil açıyor. Kadının sosyal ağda daha fazla vakit geçirmesi, aile içi sorunlara yol açıyor. Psikolog diyor ki, ailede güzel gün görmeyen, normal münasebeti olmayan kadın daha fazla sosyal ağa eğilimlidir: "Aslında internet kadının formasıdır. Kadın internette çok zaman geçiriyorsa, ev işlerinden, ailesinden, çocuğundan uzaklaşırsa, bu ilişkileri de etkiliyor. Ailede normal ilişki görmeyen kanım için en basit yol internettir. Böylece, o, internette vaktini öldürür, zamanın nasıl geçtiğini fark etmez.Bugün internette  18 yaşındaki genç kendisini 30, 30 yaşlı birisi ise 20 yaşındaki genç kız, ya da erkek gibi sunuyor. İnternette biz gerçek kendimizi değil, hayalini kurduğumuz kendimizi  gösteriyoruz. Kendimizi nasıl görmek istiyorsak, öyle sunuyoruz. Sonuçta aileler dağılıyor, ilişkiler israf ediliyor. Kanım gerçek olarak tanıdığı eşini sanal olarak tanıdığı birisi ile karşılaştırılabilir. Aslında bakarsak görürüz ki, kadınla sanal olarak konuşan kişi kendi ailesinde hiç de olumlu konuşmuyor, yahut aile ilişkileri normal değil ".

Özel hayatın normal olmaması da onları internete daha fazla eğilimli olmasında etkiliyor. Tarafların yaklaşımı normal olursa, onlar taviz etmeyi başarırlarsa, bu durumla karşılaşmazlar. İnternet bağımlılığına son vermek için taraflara sorunlarını analiz etmeyi öneriyor: "Özellikle de hanımların internete aşırı eğilimli olması onun ailesinde belirli problemlerin olmasından dolayıdır. Aile üyeleri birbirini anlayabilir, birbirleriyle vakit geçirebilir, eşler ilişkilerinden zevk alamadığı için böyle sorunlar ortaya çıkıyor. Sonuçta insanlar içlerine kapanır, sofrada oturan ailenin dört üyesi elinde telefon sosyal ağda vakit geçiriyor. Herkes bu sorundan müzdarip, öncelikle insanlar gününü analiz etsin, kaç saatini internette harcadığının farkına varsın ".

Psikolog diyor ki, eğer eşlerde çatışma yoksa o demek değildir ki, ilişki rayındadır: "Öyle çiftler var ki, hiç kavga etmiyorlar ancak davranışlarına baktığımızda görüyorsun ki, birbiri ile iki yabancı insan gibi davranıyorlar. Çiftler birbirinden zevk alamıyor ve internette vakit geçirerek hayatındaki boşluğu doldurmaya çalışıyor. Normal insan internette iki saat den fazla zaman geçirmemelidir. Ailemizde rahat değilsek  ilişkilerimizde de rahat olamıyoruz. Bütün sorunların kökünü ilişkilerde aramak gerekir. Münasibet tam temin edilirse, bu zaman sosyal ağdan bağımlılık ortadan kalkar ".

Zamanını boşuna israf eden kanımlara psikolog öneriyor ki, "internetten ne elde ettim", "nasıl faydalandım" diye kendi kendilerine soru sorsunlar, belki kaybedilen zamanları bu soru geri getirir: "Saatlerce internette vakit kaybeden kadın düşünmelidir ki, bu kadar zaman kaybı karşısında internetten ne elde adip, nasıl faydalanmalı. "İnternetten gözlemlerim nedir?" - bu soru etrafında da düşünülmelidir. Bu tür bir yaklaşım tarzı ile düşünüyorum ki, sorunun kökünün nereden kaynaklandığını bulabiliriz. Eğer ebeveynler veya hanımın eşi ondan şikayet ediyorsa, o zaman psikoloğa başvurarak sorunun nasıl çözülmesi gerektiğini bulmak gerekir ".


İnternet bağımlılığının son yıllarda ülkemizde de arttığını söyleyen psikolog  yakın gelecekte İngiltere, Almanya gibi ülkemizde de rehabilitasyon merkezlerinin oluşacağını tahmin ediyor: "Bugün internet yüzyılın büyük belasına dönüşmüştür. Geceyi bile bilgisayar önünde geçirenler  var. Artık dünyada bağımlılıklar sırasında internet dördüncü sıradadır. Dünya ülkeleri sırasında, özellikle de İngiltere, Almanya bu sorundan muzdarip. İnternet de uyuşturucu gibi insanları içine çekebilmektedir.Önce herkes düşünüyor ki, bu bağımlılıktan kolayca kurtulunabilir. Bu düşündüğümüz kadar kolay değil. İşte bu yüzden, İngiltere ve Almanya'da insanların internet bağımlılığına son vermek amacı ile artık rehabilitasyon merkezleri kuruldu. Sanırım, bu gidişatla İngiltere, Almanya'da faaliyet gösteren rehabilitasyon merkezleri Türkiyede de açılacak.

Yorumlar


Diyet Yapmadan Kilo Verme

En Kolay Define Bulma Yöntemi

Evde Kaş Nasıl Alınır?

Yalan Söyleyen Birini Nasıl Anlarım?

En İyi Nescafe Nasıl Yapılır?

Patates Kızartması Kanser Yapıyor !