Kilo Vermenin neden zor olduğunu açıklayan 8 madde



 Bazı insanlar sanki hiç doymayacakmış  gibi yemek yeselerde, kiloları artmıyor, ama bazıları için yemeği azaltmak bile ağırlığını artırmaya yetiyor.Peki neden kilo vermek bu kadar zor? Bu farkı yaratan ise metabolizma. Belli bir zaman için vücutta meydana gelen kimyasal reaksiyonların toplamı olarak bilinen metabolizma sadece vücuda giren kalori ile yakılan kaloriler arasındaki basit fark olarak bilinmemelidir.
Orta yaşlarda metabolizma hızla hareket etse de, yaşlandıkça hormonal değişikliklere göre metabolizma hızını azaltır. Buna göre daha az miktarda kaloriye ihtiyacımız olur. Günde ihtiyacımız olan tahmini kalori miktarına bakalım:


1) Zayıf insanların metabolizması daha hızlıdır. Hayır, bu düşünce yanlıştır. Genellikle bu tam tersinedir. Ne kadar zayıf olursanız, normal yaşamınızı devam ettirmek için bir o kadar çok kaloriye ihtiyacınız olur.

2) Yaşlandıkça yemek yemekten  uzak durmak olmuyor.Yaşlanmak kadınlarda ve erkeklerde hormonal değişikliklere yol açar. Bu da kilo artışına neden olabilir. Erkeklerde testosteron seviyesinin düşmesi kas kütlesini azaltır. Bu da sonuçta metabolizma hızını azaltır. Öte yandan kadınlarda östrojen hormonundaki dengenin bozulması iştahın artmasına ve metabolizmanın yavaşlamasına yol açar. Ancak bu durumda kilo alma eğiliminizi engelleyebilirsiniz. Bunun için aktif olmak ve yemek miktarını azaltmak gerekir.

3) İnce insanlar daha az yemek yer. Yanlıştır, Pennington biyomedikal arama merkezinden Claude Bouchard farklı insanların dışkılarını karşılaştırdığı zaman enerji içinde çok büyük bir farklılık olmadığını gördü. Farklı olarak yenen kalorinin % 3'ü dışkı olarak çıkar. Bu da aşırı yemek yesen de, değişmez.

4) Sıcaklık kilo almayı hızlandırır.Yanlıştır.Tüm yağlar aynı değil. Bebeklerde kahverengi yağ olarak nitelendirilen yağ oranı yüksektir. Bu yağlar yağ asitlerini yakarak ısı üretir. Yetişkinlerde bu yağ türünün olmadığı hakkında genel düşünceler vardır, ama yetişkinlerde bir miktarın olduğu artık saptanmıştır. Bir deneyde 15 derece  sıcaklıkta 10 gün içinde 6 saat şort ve gömlek ile dolaşan deneylerin sonunda kahverengi yağ miktarlarında artış olduğu görüldü.

5) Fazla uyku kilo aldırır. Yetersiz uykunun insanlarda açlık hissinin artırdığı hakkında fikirler var. Bunun birkaç nedeni olabilir. Önce "tokluk hormonu" olarak bilinen leptin düşer; "Açlık hormonu" olarak bilinen ghrelini artar. Ayrıca insülinin normal ifraz düzenini bozar. Ancak tüm bunlardan ilave gerekli olmasından çok uyku da obezite riskini artırır.

6) Sürekli diyet yapmak metabolizma hızını azaltır. Kötü diyette olmak metabolizma hızını aşağı düşürür. Gerçekte ise yemek yeme biçimi, oksintomodin denilen hormonun salgılanması bu hızı artırır. Yine de sürekli diyet yapmanın metabolizma hızını düşürdüğü hakkında bir kanıt yoktur. Uzun vadeli diyette, kısa vadeli diyette de verilen kilolar geri döner.

7) Egzersizden sonra da vücudunuz kalorileri yakmaya devam ediyor. Doğrudur, antrenman sonrası metabolizma süratine göre vücut kendini temizlemeye başlar, ter yoluyla kalorileri vücuttan atar. Bu "sonradan yanma" eylemi egzersizin şiddetine ve süresine bağlı olarak 3 ile 24 saat arasında devam ediyor. Bu etki ağırlık kaldırma gibi ağır sporlardan sonra daha uzun da sürebilir.

8) Boş mideyle yapılan egzersiz daha fazla yağ yakıyor. Antrenmandan önce yemek yerseniz glikoz seviyesi artar. Bu da daha sıkı olmanız gerektiğine işarettir.Şişmanlık dünyanın en önemli sağlık sorunu haline geldiği günümüzde bilim insanları şimdi metabolizmanın nasıl çalıştığına dikkat çekmeye gayret gösterirler.

Çok yediği halde kilo almayan bir insan ile her yediği vücudunda yağ olarak kalan insan arasındaki fark nedir? Metobolizma hızını değiştirmek mümkün müdür?


Bilindiği kadarı ile metabolizma konusunda ilk çalışmalar 17. yüzyılda fizikci Santorio Sanctorius tarafından başlatıldı. Sanctorius 30 yıl boyunca özel olarak hazırladığı "terazi oturacağı" yardımı ile yemek yedikten, yattıktan, spor yaptıktan, cinsel ilişkide bulunduktan, tuvalaete gittikten sonra kendini tarttı. Bu uzun ve sabır isteyen tartılma sonucunda yediği her 3.6 kg yemeğe karşı 1.4 kg atık çıkarttığını hesapladı. Aradaki fark kilolarının, "anlamsız bir terleme" yoluyla derisinden dışarı çıktığını saptadı. Bugün biliyoruz ki, yediğimiz yağlar, karbonhidratlar, proteinler ve alkoller hücrelerimize giriyor ve karmaşık bir biyokimyasal sürece girerek enerji üretiyor. 

Yorumlar

Popüler Yayınlar